Muharrem İnce’den Ali Erbaş’a çok sert sözler: Adam bile değildir

Partisinin 1. Olağan Kurultayı’nda konuşan Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce, son dönemdeki açıklamalarıyla tepki çeken Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’a yüklendi.

İnce’nin açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“DİNDAR GEÇİNEN VE DİNDEN GEÇİNENLERLE DERDİMİZ VAR”

*Bir sözde din adamı, yakasında bir tek iktidarın rozeti eksik, her gün meydanlarda fetva veriyor.

* Karidesi konuşuyor, kalamarı konuşuyor, günaydını konuşuyor ama yurtlarda tecavüze uğrayan çocukları konuşmuyor. Haramı konuşmuyor. Muhalefet de seyrediyor.

* Kompleks içerisinde. Niye seyrediyor? Ona laf ederse dindarları kızdırırmış…

* Dindarlarla bir derdimiz yok. Dindar geçinenler ve dinden geçinenlerle derdimiz var bizim. Hiçbir kompleksimiz yok.

“SANA SORACAK HALİMİZ YOK”

*Sen ‘günaydın’ denmesine laf ediyorsun. Sen Tayyip Erdoğan’ın Şeyhülislam’ı mısın, Diyanet İşleri Başkanı mısın? ‘Selamın Aleyküm’ de bizimdir, ‘Günaydın’ da bizimdir.

* Fatih Sultan Mehmet de bizimdir, Atatürk de bizimdir. ‘Günaydın’ mı diyeceğiz, ‘Selamın Aleyküm’ mü diyeceğiz, sana soracak halimiz yok. İşine bak, önüne bak.

* Git, yurtlarda çocuklara yapılan tacizleri, tecavüzleri, haramı, helali anlat yüreğin varsa.

“TÜRKİYE’Yİ YÖNETMEYE TALİBİZ”

*Böyle bir ortamda muhalefetin insanlara vaadi de şu: ‘Biz gücümüze güvenmiyoruz, tek başımıza bir şey yapamayız, yenemeyiz bu Erdoğan’ı. Hep beraber bir araya geleceğiz de, adayımız kim olacak ona karar veremiyoruz.

* Bir de biz size geçici bir dönem vaat ediyoruz, 2 yıl sonra sizi tekrar seçime götüreceğiz.’ Allah aşkına böyle bir vaat olur mu? Bu nasıl bir siyaset anlayışıdır?

* Ben Memleket Partisi’nin seçim vaadini açıklıyorum: Biz yüzde 50 + 1 almaya, Türkiye’yi yönetmeye talibiz.

“AÇIKLIYORUM: ADAY ADAYIYIM”

*10 seçim beklemek yok. Başka aday aramak da yok. Genel Başkan, Cumhurbaşkanı adayı olmak istiyor.

* İstiyor muyum? Evet istiyorum. Açıklıyorum; aday adayıyım. Ama sandığı koyacağız önünüze, bütün üyelerin önüne sandığı koyacağız.

* Belki bir başka vatan evladı da çıkar, ‘Ben de adayım’ der. Üyeler karar verecek buna.

* Önce partide demokrasi, sonra Türkiye’de demokrasi. Partide demokrasisi olmayanların Türkiye’ye demokrasi vaat etme hakları yoktur.

“BİN SENE DAHA BİR ATATÜRK BEKLERSİNİZ”

*1930’larda İngiltere’de kadınlar yürüyüş yapıyor, ‘Biz Türk kadını kadar değerli değil miyiz?’ diye pankart açıyorlar.

* Kadın arkadaşlarım, haklarınıza sahip çıkın. Haklarınıza sahip çıkmazsanız bin sene daha, ‘Hakkımızı versin’ diye bir Atatürk beklersiniz.

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANI ADAM BİLE DEĞİLDİR BENİM GÖZÜMDE”

*Diyanet İşleri Başkanı… Baştan sona yanlış. Sanki matah biriymiş gibi bir de görev süresini uzattılar.

* 30 Ağustos’ta camide, bu ülkenin kurtarıcısına, kurucusuna bir Fatiha’yı çok gören adam, adam bile değildir benim gözümde.

* Adil Öksüz’ün doktora tezinde imzası olandan başka ne beklerdim ki… Bu kutuplaşmayı birlikte yok edeceğiz.

“TORUNLARINA DA BAKMASIN”

* Eğer tavuklara, kazlara, ‘beyaz et’ diyen biri varsa,  evi, ahırı, köyü yanmış insanların kafasına çay fırlatan birisi varsa taziyeye gitmek yerine taziye için ayağına insanları çağırıyorsa; ben demiştim ki, ‘Senin memlekete en büyük hayrın artık torun bakmak olacak.’

* Geçen, çocuğun kafasına vurunca ondan da vazgeçtim, torunlara da bakmasın bence.

“SURİYELİ SORUNUNUN TEK MÜSEBBİBİ ERDOĞAN’DIR”

*Bu memlekette bir sığınmacı, mülteci, kaçak göçmen, ne diyorsanız deyin adına, bir problem var. 2002’de Erdoğan iktidara gelene kadar, Türkiye’nin terör sorunu var mıydı? Vardı.

* Türkiye’nin ekonomik sorunları var mıydı? Vardı. Ama Türkiye’nin bir Suriyeli sorunu yoktu.

* Bu Suriyeli sorunu varsa bunun tek müsebbibi Erdoğan’dır. Sadece O’dur. ‘Dostum Esad’tan, ‘Kanlım Esed’e geçtik. Yav kardeşim ülkenin sokakları mülteci dolu.

*Sen Sisi ile anlaştın. Birleşik Arap Emirlikleri ile de anlaştın. Esad’la niye anlaşmıyorsun? Eski dostun, kankan…

“TÜRKİYE YOL GEÇEN HANI DEĞİLDİR”

*Memleket Partisi’nin bu yabancılarla ilgili görüşünü bütün Türkiye ile paylaşıyorum.

* Türkiye Cumhuriyeti yol geçen hanı değildir. Sınırlarımızdan geçişine izin verenleri yargının önüne koyarız.

* Memleket Partisi iktidarında; Ramazan Bayramı’nda, Kurban Bayramı’nda Halep’e, Şam’a gidebilirsin. Gidersin ama geri gelemezsin. Bayram’da gidiyorsan demek ki güvenlik sorunun yok.

* Gittin mi orada kalacaksın. Burası ayrı bir devlet. Memleket Partisi’nin iktidarında Esad’la oturacağız, Esad’la anlaşıp Şam’a büyükelçi atayacağız ve Türkiye’dekileri geri göndereceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir