Emine Erdoğan: UNESCO tarafından koruma altına alınan yemeklerimiz var

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından şehrin yemek kültürünü tanıtmak için düzenlenen Konya GastroFest’in bu yıl ikincisi gerçekleşti. Kalehan Ecdat Bahçesi’nde bugün açılışı yapılan festivale Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve davetliler katıldı.

10 BİN YIL ÖNCE BAŞLAYAN YEMEK PİŞİRME GELENEĞİ

Açılış töreninde konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya’nın Türkiye’nin ve dünyanın dikkatini çeken zengin bir mutfak kültürüyle de ünlendiğini belirtti. Altay, “Konya’mızda 10 bin yıl önce Çatalhöyük’le başlayan yemek pişirme geleneği, binlerce yıl aralıksız devam etti. Topraklarımızda yaşayan her bir medeniyet, yemek kültürümüzü daha da yükseğe taşıdı. Selçuklu ve Osmanlı devrinde ise Konya mutfağı adeta altın çağını yaşadı. Özellikle 200 yıllık Selçuklu başkentliği döneminde, saray mutfağının en güzel lezzetlerinin merkezi oldu.” dedi.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da, Konya mutfağının önemine değinerek, şunları söyledi:

”Konya Mutfağı; Çatalhöyük’te doğan medeniyetlerle başlayan, Selçuklu saraylarında gelişen ve Mevlevi adap ve erkanıyla yoğrulan muhteşem bir birikimdir. Dünyada tek anıt mezarı olan, Mevlevi dergahının baş aşçısı Ateş Baz’ı Veli, Konya mutfağımızın, çok önemli tarihi bir ismidir. Saygıdeğer Hanımefendi’nin ‘Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı’ kitabında ‘Türk Mutfağı, asırlardan beri ocaktan tüten bir bilgelik birikimidir’ cümlesi geçer. Aslında bu anlatım, Konya mutfağını tarif eder. Çünkü yıllara sari olan gelenek, sönmeyen ocaklar, büyük birikim, kadim bilgelik denilince akla; şehrimizin zamanları ve çağları aşan, tarifsiz lezzetleri gelir. Hz. Mevlana’nın cömertliği, Ahiliğin ikram ve paylaşma kültürü, şehrimizin gastronomisinin özetidir.”

UNESCO TARAFINDAN KORUMA ALTINA ALINDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Türk mutfağının dünyaya tanıtıldığını belirtti. Erdoğan, “Bugün gastronomi başlığının yanına hızla yeni başlıklar ekleniyor. Gastro Kültür, Gastro Turizm, Gastro Diploması gibi… Yeni alanlar, mutfağın ne kadar etkin bir lütuf olduğunu gösteriyor. Başka kültürlerin yeme içme alışkanlıklarına adapte olmak kültürel alışverişin en yaygın pratiği oldu. Lezzet arayışları seyahatlerin neredeyse ana motivasyonu haline geldi.” dedi.

Türk mutfağı yemeklerinin UNESCO tarafından koruma altına alındığını ifade eden Erdoğan, “Büyük bir mutlulukla ifade ediyorum ki bu sene dünyanın birçok yerinde görkemli kutlamalar yapıldı. UNESCO Yaratıcı Şehirler içerisinde yer alan, UNESCO tarafından koruma altına alınan yemeklerimiz var. İnanıyoruz ki bu şehirlerin yemekleri ülkemizin her bir köşesinde sayısız farklı yemeğin olması ve yerel ürün çeşitliliğimiz topraklarımızın adeta bir yeryüzü laboratuvarı olduğunun göstergesidir. Bu anlamda geleneksel mutfağımıza sahip çıkarak bu eşsiz çeşitliliğe sahip çıkmış oluyoruz. Mutfak mimarisinden pişirme yöntemlerine kadar Konya’nın engin mutfak kültürünü, tüm yönleriyle dünyaya tanıtmak gayretinde olmalıyız. Bir örnek vermek gerekirse kutsal saydığımız ekmeğin bayatladığında atılmadan kullanılması lezzet kadar başlı başına bir bilgeliktir. Anadolu mutfağının asırlık formüllerine baktığımızda her bir reçetenin beden ve ruh arasındaki hassas terazide hazırlandığını görüyoruz.” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Ateş Baz-ı Veli Türbesi’nden getirilen tuz, bereket getirmesi için Gülbang duası eşliğinde Toyga Çorbası kazanına atılarak, festivalin açılışı gerçekleştirildi. Konya GastroFest, 4 Eylül Pazar akşamına kadar Kalehan Ecdat Bahçesi’nde ziyarete açık olacak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.