Acılı babanın 15 yıllık hukuk mücadelesi

Olay, İstanbul Sultangazi ilçesi Sultançiftliği mahallesinde 2 Aralık 2006 yılında meydana geldi.

İlkokul öğrencisi 9 yaşındaki Volkan Beyhan, evlerinin önü olan trafiğe kapalı, çıkmaz sokak üzerinde yer alan çocuk parkında, arkadaşlarıyla oynadığı sırada, sokaktan geri geri çıkan hafriyat kamyonunun altında kalarak can verdi.

5 YIL HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILMIŞTI

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma neticesinde araç şoförü Bekir Aluçlu hakkında, ‘taksirle öldürme’ suçundan dava açıldı.

Yapılan yargılama sonucu Aluçlu, 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme, cezayı 36 bin 500 TL Adli Para cezasına çevirdi.

“ŞİRKET TAZMİNATI HALA ÖDEMEDİ”

Beyhan, hafriyat kamyonunun bağlı olduğu şirkete tazminat davası açtı. Mahkeme, belediyeye hizmet veren şirketin Beyhan ailesine 47 bin TL tazminat ödemesine hükmetti.

Ancak, İbrahim Halil Beyhan, 2007’de açtığı tazminat davasının 2014 yılında sonuçlanmasının uzun sürdüğü bu nedenle de hak ihlaline uğradığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

AYM, 7 yıl 9 ay süren uzun yargılama sürecinin makul olmadığını belirterek, ‘Makul yargılama hakkı’nın ihlal edildiğine karar verdi ve Beyhan’a 9 bin 100 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Beyhan, şirketin mahkum edildiği 47 bin TL tazminatı ödemediğini söyledi.

YILLARDIR İCRA TAKİBİ YAPIYOR AMA SONUÇ ALAMIYOR

Beyhan, hem hafriyat kamyonu sürücüsünün mahkum edildiği 36 bin 400 TL adli para cezasını hem de hafriyat kamyonunun bağlı olduğu şirketin mahkum olduğu 47 bin TL tazminatı alamadığı için yıllardır icra takibi yapıyor.

Ancak, adli para cezasına çarptırılan Bekir Aluçlu’nun kayıtlı olduğu adresin yanlış olması hem de şirketin iflasını ilan etmiş olmasından ötürü sonuç alamıyor.

SORUŞTURMANIN GENİŞLETİLMESİNİ İSTEDİ

Baba Beyhan, oğlunun ölümünden yalnızca araç sürücüsünün sorumlu olmadığını savunarak, yol yapım çalışmasında yüklenici firma olan Ak İnşaat yetkilileri, İSKİ Genel Müdürlüğü yetkilileri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol ve Altyapı Hizmetler Müdürlüğü yetkilileri ile çocuk parkının bitişiğinde bulunan 66. Mekanize Tugay Komutanlığı yetkililerinin de oğlunun ölümünde sorumlu olduklarını iddia ederek, daha önce ceza mahkemesine açmak istediği 4 davanın reddedilmesi üzerine 5. kez suç duyurunda bulundu.

“BU ŞAHISTAN BAŞKA SORUMLULAR DA VAR”

Beyhan, savcılığa sunduğu dilekçede, “Araç sürücüsü Bekir Aluçlu’dan başka; Ak İnşaat yetkilileri, İSKİ Genel Müdürlüğü yetkilileri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol ve Altyapı Hizmetler Müdürlüğü yetkilileri ile 66. Mekanize Tugay Komutanlığı yetkilileri de oğlumun ölümüne sebebiyet veren kazadan sorumluydular. Belirttiğim yetkililer hakkında da soruşturma yürütülüp kamu davası açılmalıydı. Oğlum Volkan Beyhan’ın ölümüne sebebiyet veren tüm şahıslardan şikayetçiyim. Tüm sorumluların araştırılarak tespit edilmesini ve dava açılmasını istiyorum” dedi.

SUÇ DUYURULARI REDDEDİLDİ

Baba Beyhan, geçen süre içerisinde, çalışmalar sırasında gerekli önlemlerin alınmadığını savunarak, “Hafriyat kamyonunun bulunduğu sokak trafiğe kapalıydı. Ancak 2008 yılında o sokak gidişli gelişli bölünmemiş  yol olarak değiştirildi. Oranın trafiğe kapalı olduğunu ve kazadan sonra açıldığı tespit ettim. Bu sebepten İstanbul Büyükşehir Belediyesi dahil söz konusu tüm kurumlar hakkında, 4 kez ceza davası açmak istedim. Ama yaptığım 4 suç duyurusu da, ‘Gidişli-gelişli bölünmemiş yol olduğu’ gerekçesiyle reddedildi. Şimdi ise yeni bir delil buldum. Kapalı olan sokakta yer alan nizamiye kapısının savaş halleri dışında açılamayacağını öğrendim. Ama o kapı hafriyat kamyonlarının geçmesi için açıldı. Askesi bir yetkili de her geçen kamyon için rüşvet aldı. Bunu da Milli Savunma Bakanlığı’na, yol yapım çalışmasındaki bir yolsuzlukla ilgili askeri savcının yürüttüğü soruşturmanın akıbetini öğrenmek için yazdığım dilekçeye gelen cevaptan tespit ettim. Bunun üzerine 16 Nisan’da tekrar suç duyurunda bulundum. Henüz cevap gelmedi” ifadelerini kullandı.

“SESİMİ DUYMALARI İÇİN MEKTUP YAZDIM”

İbrahim Halil Beyhan, “Tekrar suç duyurusunda bulundum. Dosyada yer alan kurum ve kuruluşlar hakkında. İç hukuk yolları tükenince AİHM ‘ye gideceğim. Cumhurbaşkanı’na, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve Adalet Bakanlığı’na mektup yazdım. Sesimi duymaları için. Şu an davanın tekrar açılmasını istiyorum. Sadece hafriyat kamyonunun sürücüsü hakkında değil, soruşturmanın genişletilerek, Ak İnşaat yetkilileri, İSKİ Genel Müdürlüğü yetkilileri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yol ve Altyapı Hizmetler Müdürlüğü yetkilileri ile 66. Mekanize Tugay Komutanlığı yetkililerinin de sorgulanmasını da istiyorum. Savcılığın, sivil halkın zarar görüp görmediği, zarar gördüyse ne şekilde zarar gördüğü konusunda ek soruşturma başlatmalıydı bunu neden yapmadı?” ifadelerini kullandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir